|
Cuma, 22 Åžubat 2008 09:29 |
|
AÅŸk!!!
bir liman istersiniz hayattan, puslu gecelerdeki dev dalgalardan, dinmek bilmeyen fırtınalardan kurtulmak için bir kaçış yoludur o liman. öyle sakin öyle durgun öyle huzur vericidir. bu yüzden çekicidir zaten. öyle cazip gelir ki o yüreğinize ilaç gibi gelen liman karşı koyamazsınız sakinliğine.huzurlu ve mutlu gelir orda dünya.
bazen de fırtınayı seçer kalbiniz bir türlü söz geçiremezsiniz. o yorulmak, ordan oraya savrulmak ister bazen, itiraz edemezsiniz engel olamazsınız yıpranmasına. küçük kayığımla açılsam dalgalarda savrulsam içine çekse beni der. zor olanı ister ya hep. sonunu hiç düşünmeden kaptırır kendini durmayan o fırtınaya, bilmez ki yorulacak...
bir dost istersiniz bazen her zaman yanınızda olacak, düşecekken sizi tutacak, elinizi hiç bırakmayacak bir dost...sizi yormayacak derdinizde yanınızda olacak, ağlayabilecek bir omuz verecek size. mutluluğunuzu paylaşacak, belki üzüntünüzü azaltacak belki de sizinle beraber ağlayacak.
bazen de aşk ister kalbiniz. kırılmasını istemezsiniz ama o dinlemez sizi bilmeden avuçlarına gider yabancı sevgilinin. geri dön deseniz de telafisi yoktur bunun, dönüşü yoktur. bir kere tutuldu mu, bir kere aşkın tadını aldı mı kalbiniz artık söküp atamazsınız içinizden bu duyguyu. hep acı çeker hep kırılır ama tekrar kalkar düştüğü yerden en ufak bir pırıltı görünce. bir tanecik 'evet' i sizin tüm hayırlarınıza karşı çıkar işte. dinlemez endişeleri, durmaz kilitli kapıların, sınırların arkasında. açmak için,aşmak için uğraşıp didinir. zavallı bilmiyor ki neler yaşayacak o kapının arkasında. en güzel şekerini kaptırmak istemeyen küçük bir kız çocuğu gibi davranır bazen, bazen de yeni doğmuş bir bebek gibi sıfırlanır hafızası yeni baştan yaşamak ister her şeyi, yeniden doğmak, yeniden doğrulup ayağa kalkmak ister. denersiniz ama o sizi hiç dinlemez, ancak uçurumun kenarında yetişirsiniz ona, her şey bittiğinde, derin bir yara aldığında ancak durur o sınırda. içiniz yanıyor olsa da, onun için ayakta kalmaya çalışırsınız belli etmezsiniz mutsuzluğunuzu, yıpranmışlığınızı. yaralarını kapamaya çalışır yeniden hayat vermeye, yaşama geri döndürmeye çabalarsınız. tam düzeldi artık iyileştik dersiniz bir de bakarsınız ki dönüp gitmiş yine. yine engel olamıyorsunuz yine acı çekecek biliyorsunuz ama çabalar boşuna değil mi? geri dönmeyecek asla. karar verdi çünkü tekrar umutla denemeye; belki 'bu sefer, bu sefer...' diye.
AQUA
|
|
Son Güncelleme: Cuma, 22 Şubat 2008 09:35 |